Geri dönüşümlü ve çevreci bir plastik cinsi olan polietilen, dış ortam koşullarına karşı son derece dirençli olduğu için uzun ömürlüdür. Suya, neme ve asite karşı yüksek dirençlidir, bu yüzden de kullanım alanları çok geniştir. Aynı kullanım alanındaki diğer hammaddelere göre de son derece düşük maliyetlidir.











II. Dünya Savaşı’ndan sonra polimer teknolojisindeki hızlı gelişmeler, araştırmacıları ve hammadde üreticilerini, çok yeni ve şaşırtıcı bir malzeme olan plastiğe alternatif malzeme gözüyle bakmalarını sağlamıştır. Bunun neticesinde hammadde hazırlama maliyetlerinin kademeli olarak azalması, şekillendirme kolaylığı, seri üretime uygunluk, korozyona ve çeşitli kimyasallara dayanaklılık ile hafif ve ucuz olma gibi özellikler birleşince, plastiklerin günlük kullanıma girmesi ve hızla yaygınlaşması kaçınılmaz olmuştur.
Plastik kullanımındaki artışın katlanarak devam etmesi araştırmaları, araştırmalar da yeni ve her seferinde daha üstün nitelikli polimerlerin bulunmasını beraberinde getirmiştir. Günümüzde plastikler otomotiv, mutfak aletleri, tıp, elektronik, uzay ve havacılık, spor, imalat makinaları, kimya ve daha aklımıza gelmeyen bir çok sektörde deri, ağaç, cam, bronz, alüminyum, çelik gibi geleneksel malzemelerin yerini alarak kullanım alanlarını hızla artırmaya devam etmektedir.
Uzay, havacılık, otomotiv ve özellikle üretim sektöründe imalat makinalarının parçalarından zor şartlar altında yüksek performans ve daha uzun değiştirme ömrü beklentilerinin artması, yeni bir konu olan "mühendislik plastikleri"nin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Sürekli geliştirmelerin neticesinde yüksek sıcaklıklarda çalışabilmeleri, üstün kaydırıcılıkları, yüksek aşınma dayanımları, asit-baz gibi kimyasal aşındırıcılara karşı yüksek dirençleri, darbe dayanımları, yüksek mekanik dayanım/ağırlık oranları ve işleme kolaylıkları ile mühendislik plastikleri, kritik ve önem taşıyan makina parçalarının yapımında metal ve metal alaşımlarının alternatifi olmuş, çoğu durumda da tek seçenek haline gelmiştir.